Normal bir aşkın ürünü değil bu!
Yakın zamanda bir yıldız döndü kapimdan
Yüreğinden yüreğine bir yol bekliyor
Hemde ikinci elden satılık
Şehirler arası bir yolculuk düşlüyorum yanında
Kapısı açık bekliyor ; unutmayi koşan ışık düşmesi
Deş, düşlerini ...
Seç , gülüşlerini...
Sev,bölüslerimi ...
Alimi ve zalimi sende gördüm ve alıştım biliyor musun?
Alıştım ,kitap bakislarindan suzulmeyi içine
Alıştım, gelse olanlar, bilirim rüzgarını
Alıştım , bilmediğim karanlıklarıni ...
Yaristim , aliskanliklarinla;
Katliamının 13. Günü ... Kutlu olsun!
Parmak izini buldular uzerimde , yeryeksan her yer
Biri keşfe cikmami emretti, onun için burdayım. Yanlış anlama!
Bir parçadan ne kadar farklı anlam cogaliyorsa , o kadar cogaliyorum.
Gün yerinde durmuyor; içine cagliyorum..
Yazarken dinlediğim parca...
GunDüş Dökümü / 21 Ağustos 2018
https://youtu.be/niwlkUjlNyo
21 Ağustos 2018 Salı
GunDüş Dökümü
30 Haziran 2018 Cumartesi
Kutsal Yazitlar
Şiir yazitlarim ne tür bir sis ortasında kalmış
Ruhumuzu satacağız yönlerini şaşırmış iki kaplumbağa ' ya.
Icimdeki tüm yollarını açtım ; insan ne çok sey bekliyor
Dışarda hep at izleri, öp yularini - gözleri çiçek pasajı
Yine kaburgam yuva yapıyor süryani topraklarında
Zihinsel bir goc yaşıyorum; topraklarından topraklarına
Kulaklarımda anlatilmayi bekleyen sessiz öyküler
Satırlar , köşe başı akıl hastanelerinde tebessum içinde
Ejderha yumurtası verdiler geçenlerde , sever misim?
İnandım .
Yağmur yağacak kulaklarımıza gör bak nasil dinliyor kapkalin gökyüzü
Nuh tufanı halt etmiş , sevginin şiddeti karşısında
Bu sitemlerim sana değil Tiryandafilya
Bellegimin derelerinde yikaniyorsun gecenin kör vaktinde
Bilirim...Bin yaşına girmiş rüyalar da yaşamayı istiyorsun
Karmaşık sirnasmalar biriktiriyorsun
Çıplak kent fotoğrafları çekelim, giyinik insanlar arasından
İtiraf etme seklimiz ne kadar da birbirine benziyor Tiryandafilya?
Sen şiir okuyup; bense yazarak yapıyoruz bu ulu eylemi
"İtiraf etmek bir intihardir." dediğinde gözlerin
Sana dönerek : " Ben seni Meryemlestiriyorum." demistim
Tekelciler kapanmak zorunda kalıyor hepsi bizim yüzümüzden
Geçen mevsimden kalma sözlerin , yaprakların o güzden
Gri düşüncelerimle bir dedektif takip ediyorum
Sus, sakin duymasin duymasin yeni düşünceler ürettiğini
Şiir yazitlarim gözüküyor artık;
Yüzünün sözlüğünden tek tek
Türettiğimi
30 Haziran 2018 / Kutsal Yazitlar
Yazarken dinledim parça 👇
https://youtu.be/eFLuiO0n264
17 Haziran 2018 Pazar
29 Mayıs 2018 Salı
Kiyi Bekcisi
Yamalı bir günden sonra kavustuk
Lakin seslenmeyin bana
Damarlarından hissettigim, gözlerinden bir dua
Köşe sana çok yakın inan
Hakaret ediyorum kelimelerine
Hayal et diyorum,
Hayalet.
Ayaklarını her zaman sevsem bile
beni çignemen bir oya?
Sevişmeler cok uzadı sevgilim,
Zevki sancıya boya
29 Mayis 2018/
13 Mayıs 2018 Pazar
Yabani Kalp
4 Mayıs 2018 Cuma
Taş Meclisi
28 Nisan 2018 Cumartesi
4 Nisan 2018 Çarşamba
Gökyüzü Sohbetleri
1 Nisan 2018 Pazar
Müthiş Önyargılar
18 Eylül 2017 Pazartesi
Üç Olgunlaşmış Karaktere Bir Nüans
Mızrak ucuyla yazılmış şiir yolluyorum koynuna
Aç...
Silahşörler etrafımızda birer kuş sürüsü
Kaç...
Sığındım oyuklarına,
Bekletme...
Vahiy geldi, duymuyor musun?
Saç...
Bu saatde gönüllerde ilişkiler yontuluyor
Seversin ingiliz birasını sen, sömürge alışkanlıklarını
Sokaklar boş değil; biri bekliyor durmadan Loksandra
Günahkar bir dua gönderiyorum ara ara
Içim titriyor Tiryandafilya duyar da sarar bedenimizi diye
Kıyamet kopacak amenna,
Ya tek kişinin kıy(a)meti ne olacak Beatrice.
Aç siyah bir defter sayfası bize, belleğimiz içinde
Saç yapraklarını,
Kaç ahmaklarını
Kabul ediyorum, bunu görmek için yaşıyorum.
Düştü düşlerim Beatrice'in avcundan bakışlarına
Üçünüz de bir masa etrafındasınız yakarışlarımla
Havva şahit.
Adem oyun peşinde, güzel lahit.
Mayhoş edici karanlıkta bakışıyoruz hepimiz
Tanrı şahit, güzel ahit.
İlk konuşan cehennem kapısını açacak içimize.
Kulağın çınlıyor mu?
Israfil' in tiye alınan boru sesi bu
Budanmamis ağaçtan bir masa bırakın bize
Ruhumuz bu masaya çıkan yollarla dolu
Herkes şimdi sussun,
Geçici süreyle tanrıyı unutuyoruz.
Meryem doğuracak,
Alkışlıyoruz...
IBRAHIM DEMIROZ / Üç Olgunlaşmış Karaktere Bir Nuans
17 Eylül 2017 Pazar
18 Mayıs 2017 Perşembe
HERKESLEŞMENIN Asil Hiçliği.
Senin kaç boğumlu bir ismin var? Böyle seviyorsak birbirimizi hikayemiz budur. Ağzının sol köşesine masum bir heykel,antlasmamiz bu yönde sakın unutma - sanki bilmiyoruz - bu savaş içinde savaş doksan dokuz ismin olsa bizi aradı. Gözlerimiz bizi bizden aldı gitti; ancak yine de bileklerime yazdım seni, mi soracaktik nefes alırken başka hiçbir şey/ bizler aslında iyi yalanlar soyleriz kimseye yıkıntılar arasından dogduk, aman! Kalsin kıyılar, çocuk gülümsemesi kaçmış içine, öldü. Ve igreniyorum senden! Çiçekler gecelerle altından çok sular geçti, biliyorum köprüler yıkıldı ;gelir harabe içinde uyanmak kırk ayagim deyimlendi hayatta/ kalıcı olamayacaksin yoksa, durup akmazdı sabah peydah olur farazi ağlamayı bilmeyen gözlerin arkasına gizlendik. Gerisi fasa fiso, fazla konuşma! Hiç konuşma... Alfabemizi seviyorum sadece iki harf ilgilendiyor bizi kulaklarımızın yamacina anlam aradık her zaman, dalgalar burada kürekler müzik notalarinda sakli, üzerimizde...Akıntıya mi kürek çekiyoruz Tiryandafilya? Biliyoruz sözlerimizi. İki harfli bol heceli alfabemizden, coğrafi dizelerimiz yürüyor bir yerlere, s... bil, umarım yetistiremessin sözlerini bu yakadan da peşinden düşüyor. Müzik tiz bir tonda, karanlık bildik kacilacak bir yer kalmadığında ayna çıkar karşımıza artık. Yargılanırken hep hile yapmışsınız . seversin, tüm klişeler hata yapmazmis, devrik olmayan bir tanrıyla karşılaşmak için güzel sözdür, dogrulmusuz. Kemikleri mi hisset. Segirtiyorum yanına anlamsız şekilde balık yaratmaya çalıştığımda uyarıyor beni akıcı bir dil geçiyor ara ara senin bilmediğin öyküm ün ihtiyacı olmasa gelir miyim sanıyorsun yanına, ne münasebet! Seni sevmek zaten yarı tanrılaşma sayılır. Kelimeleri akşama kadar beklemekten ve dönmekten özledim sanırım başka bir açıklama bulamıyorum ufukları başka, güneşi başka hayatlar nerden (ma) bilegimde dondurdugum kanımı akı t yer üç ayrı düşte üç ayrı hayat yaşıyorum. Bağımsızlık, hiç olmadı şu aralar yaşadıklarımız. Şiir seviyorsun.Romeo ilkellikleri diye bir deyim yerleşti oyuklari okşuyor, dokunuyor narlı okyanusuma ne yazar adımı bilmedikten sonra emin ve mağrur olabilirsin hisset atışları soyleme bu sırrımızi. Sus. Hep. Her daim. Birbirimizin olup sevmesini, kime ne? Ben suya karışmak istiyorum sen ise karanlığa istemedik biz. İstemeyiz. Gözlerimiz bizi, sizi kayıklariniz. İnsanız hepimiz size kıldı altında üstünde yeni dünya doğdu. Evet, sırtını seviyorum asil gelmiştir ince düşler ara ara kürek çekmeyi unutma. Gül. Hep. Balık ol. Baliklas. Hemen! Ara ara duraksadigini duyuyor; geceler seninle sevisiyor, herkes güzel şarkıda birbirine denk gelmiyor. Sana tam anılarımiz. Bazen konusursun tarif edilmez fark Tiryandafilya... Afilli bir hayat olsana! Fragmani düşmüş bir film şaşkınlığı var, söyler misin? - biliyorum cevabini - be bizden baska ne beklenir ki.. Hayatta tanım/terim, cümle ara bosluklarimda -aramamiza gerek kalmadan ilisiveriyor - karşı yakaya. Hemde hiç. Biliriz. Uslaniriz durduk yere zerre güven duymam hayatın sol şeridine geçmeyi. Biliriz hep.
Yetişebilmek ne mümkün(!) akıcı bir karanlık eşlik ederken yürüyor. Sırtüstü ve korkuyla ne kadar cümlelik hayat varsa içinden dua mı duy. Benisevme. Anla bilislerimizi, ne ruhsuz insanlar çevreledi hayatlarımızi. Yoksa girdiğim günahları hatırlamıyorum, dikkate deger bile oluyorum gökyüzünde/ içten doruk bir gülümsemesi ni seviyorum. Gizli kahramanim o benim ikinci bir sen, bu stabil duygularimin kırıntılarına efsun karıyorum.-bunları onu da bilmiyorum - rakamlara olan ilgimi bilirsin hic sevmem/nahos, sen karanlık düşlere gizlenmiş şiirleri. An meselesi yordamı hakim düşüncelere, yapilacak hikaye her taraf/ etraf, isimleri de unut- yüzüne alıştıra alıştıra bağır icimden dışıma...
IBRAHIM DEMIROZ / HERKESLEŞMENIN ASİL HİÇLİGİ
18/ 05 / 2017
13 Mayıs 2017 Cumartesi
Mayis yazi çalışması...
Merhabalar herkese...
Bu gece mayis ayi icin hazirladigim taslak metin üzerinde calismistim. Sabaha karsi ortaya cikan metinler sırasıyla... Mektup, öykü, deneme/anlati, şiir, fragman olunca, ben de bunlari disiplinler arasi bir teknik,yeni ve pek kullanilmaktan korkulan yaklasimlardan biri olan Cut- Up tekniğini bu yazıda denemeye karar verdim.
Yazinin çoğu tamamlandi sayilir. Sadece kelimelerin duygu dengesini elimden geldigince bozmamaya calisiyorum.
Başlık da " Herkeslesmenin Asil Hiçliği" olacak gibi duruyor...
Ben ise dün başlayan ve 3 gün sürecek olan "Trende Edebiyat, edebiyatta tren sempozyumun da olacağım.Doyurucu bildiriler cikabiliyor, - ki dünkü son oturum cok verimliydi- çıktı da...
Hepinize keyifli bir hafta sonu dilerim. 💜💬
1 Mayıs 2017 Pazartesi
YerAlti Edebiyati / Sorusturma [2017]
Merhabalar herkese... 2015 yilindan itibaren baslattigim edebiyat sorusturmalarin 4. Konusu : YerAlti Edebiyati... Yaklasik iki ay bu konu üzerinde sizin belki pek bilmedigi iz, okumak istemediginiz, dikkatinizi cekmeyen ya da vakit ayiramayip okuyup izleyemedigiz/izlediginiz paylasimlar vereceğim. 6 yildir beslendigim bir damar kolu sayılır. Zaten bilmeyenler internetten on arastirma yaparak gerekli bilgi ve dokümanları gorecektir.
"Yan Edebiyat" diyorum ben bu edebiyat türüne. Genellikle herkesin bu konuda sicak fikirleri olmadigini biliyorum. Ancak izmire gidince isler degisiyor emin olabilirsiniz. Benim edebiyat düşünce bellegimde % 30 gibi bir yer kaplar. Doyurucu olduğunu düşündüğüm bir alan. Meraklısı varsa tabi...
Benim Yeralti edebiyatiyla bulusmam bir öykü ile oldu. Sanirim Edgar Allen Poe öyküsü olmali diye ümit ediyorum. O öyküyü bir türlü bulamadım. Şöyleydi konusu : iki insan, bir at bir yukseklikte uyaniyorlar. Sisli bir hava... Ne asagisi görünüyor ne de yukarsi... Ucurumda olabilir ya da yere yakin bir yer de... Hicbir sey bilinmiyor... Ortalarindan yukardan asagiya gecen bir ip... Asagi gitme dusuncesi ve yukari cikma fikri... Ya da kalip beklemek. Kurtulus hangisinde ... Bu oykuyle tanistim (ama hala bulamadim o öyküyü..) YerAlti Edebiyatiyla...
Konusuruz daha. Dedigim gibi 45 gun surdurecegimi düşündüğüm bir konu...
Mutlu Haftalar... 1 Mayis işçi Bayrami da kutlu olsun. (evet ozellikle bu güne sectim bu konu icin. Anlamli olan bir günde baslanmaliydi)
IBRAHIM.
💭💬💜✌🆓
8 Şubat 2017 Çarşamba
Hapis
Bir karın ağrısı yaşıyorum ismin i halinde
Nasıl oluyor bilmiyorum; kimseciklere soramiyorum
Cezaevleri kapanmış kepenkler
Evet, işler canlandı, bir sürü gölge.
Mis bir ahenk
Her aşk insan kapanıymış, anladım...
Bardak kirli, dükkanın camı gökyüzünde
Mahkemelerde idrak ettim; Belleğimin izlerinde
Çalmayan beste
Unutulan nota..
Yüzünle karşılaştım yere kapandığımda...
Durgun nehrime sektirilen bir tas olmuştun
Aksam güneşi titresmisti Sicak bir mart sabahinda
Meteorlar yağdı o gün,
Kahkahalar esir aldı beni,
Bu sebeble tanımıştım seni.
Amacım servetine el koymakti, acimasizca biriktirdim.
Yetmedi!
Alışık olmadığın bir yol(a)ittim.
Yetmedi..!
Birkaç zaman sonraydı, anımsıyorum
Alfabeyi sundun önüme, sözcükleri ciltledim.
IBRAHİM DEMİROZ / 08-02-2017
25 Temmuz 2014 Cuma
İki kişilik liste...
-
mehmet emmi deli kiz sinin geliyor karanfiller karanfiller gonul dagi kar .... .... .... ?? ?? a aaa adana yonca Elfida bir kı...
