[ İnsan] etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
[ İnsan] etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2025 Perşembe

Mustafa Arı - Oy Süsen Süsen Oy | Siirt yöresi


Türkünün Hikayesi..  

Oy Süsen Süsen O" türküsü, Siirt yöresine ait, sevilen bir türküdür. Bu türkü, Dicle Nehri'nin kıyısında yetişen süsen çiçeğinin güzelliği ve bu çiçeğe duyulan özlemi dile getirir.

                  🎵🎵🎵🎵🎵🎵

Türküde anlatılan hikaye, yörenin insanlarının süsen çiçeğine olan sevgisini ve bu çiçeğin onlar için ne kadar değerli olduğunu gösterir. Süsen çiçeği, Dicle Nehri ile özdeşleşmiş ve yörenin sembollerinden biri haline gelmiştir.

14 Aralık 2024 Cumartesi

Dün Olmadan

 yaklaş hemen dün  içinde boğulmadan 

ancak bu kadar güzel eşlik ederdi ruhuma

hatirla geleceğimizi ne de güzel yaşanmıştı

okşanmak istemişti diri diri yeşil yaprak tanesi

bulduk konduk ağaç dalina bir bir

ikindi sabahında görülen bir rüya idi aslında 

her zaman ki münakaşa ritüelleri

basamaklar ağır, bizler hafif geliyorduk 

ayaklar altında. 

                         14 / Aralık / 2024

 



18 Kasım 2024 Pazartesi

Bedendeki Delilik

Tıknaz bir bedenden illegal günahlar devsirdi
Oysa ki bin satırlık dua bahşedilmiş olsaydı
Ancak bu kadar serçe ruhlu olunabilirdi.
Ardına dönüp bakmadan şunu söyledi:
"Satırları istemiştim oysaki kurak kalan  topragimda.Bilmeliydik karanlıkta gizlenen hazineleri ulu orta kalan yokluğunda"
                      
Ortada bırakılan şeyleri severim malum
Suriyede doğdu belki ruhum
ondandır bu kağıtlara merakim

ne güzel bir kazanılmış haktır bu 
arsız ruhum için 
verilmeli en yüce ağızlardan 
bir aykırı metin!

                       18/ Kasım / 2024

12 Kasım 2024 Salı

İçten bir Nida

yeni geldim oturdum karşına başucuna 
diyar diyar dolaştığımiz zamandır tam karşımda 
efendim diye bulurdum ikimizi 
canı yanmalı insanın derdin insafsızca
nalinlardan damlamaliydi oysaki itikatın 
seyr-i sülük ilan edip kalktım yanından 
Ferah bir atın sırtında gidiyordum inan.

       12/ Kasım / 2024

3 Kasım 2024 Pazar

Cennete Baksın Gözlerin

 


Siyah gözlerinle tanıştım dün gece 

Cennete bakarken yakaladım seni

Elin elimde ortada bekleyen sadece bir hece 

Artık her şeyimiz eşit emin ol!

Dönüp bakmaya denedim inan 

Bulunduğum yerden...

Anladığını biliyorum;hayatı birlikte çekiştirelim

     3/ Kasım/ 2024

1 Kasım 2024 Cuma

Ay Üstünde

 


Ay üstünde At ile gezintiye çıkıyorum;  birde küçük bir nefes kiralıyorum.

15 Ekim 2024 Salı

Seç Geç

 



seç,  seç, seç ...

güzel sevgiyi seç 

seni sordular korkular eşliğinde 

bugün daha güzel inan ayakların

istediğin gibi ezip geç, geç geç...

bu sefer bize geç geç geç 


15 Ekim 2024



4 Mayıs 2024 Cumartesi

Belirtke Renkler

 


Yakın gelecekte oluşacak renk cümbüşü esintileriydi bunlar. Satırlar arasında keşfedilen hisler geceydi böyle zamanlarda [4 Mayıs 2024]

1 Mayıs 2024 Çarşamba

Bordo ritimler

 


Benligimin en kuytu köşelerinde seni bulmak harika bir histi. Sagaltıcı bile denilebilirdi. [ 1 Mayıs 2024] 

21 Nisan 2018 Cumartesi

11 Ekim 2016 Salı

Yangin Yagmurlari



Kizil gökyüzünden boşalan yağmur tanelerini hissedebiliyordu efsun. Kuş seslerini ozleyecegini aklinin ucundan bile gecirmemisti. Ruzgarin hızını yetisememenin mümkün olmadigini  anladiginda kendini haki renkli bir kafenin icerisinde bulmuştu. Ulu gökyüzü sanki önünde diz çökmüştü. Sessizlik ne fena bir seydi, hemen yani basinda duran koltuğa atti kendini, sabirsizlikla. Atmasiyla kendi sesini isitme curetiyle kahve siparisi vermesi bir olmuştu.

Bu zamana kadar var olmak istedigi bir yerde olamadigini fark etti. Siparisini beklerken aklindan binlerce kelime avazi ciktigi kadar bağırmalarini duymak istemiyorcasina onlarla ilgilenmedi. Ancak kahvesini getiren kadinla yüz yüze gelmesi gecikmedi.

- kahveniz hanimefendi?!

- "Teşekkürler, ne cabuksunuz "diyerek anlamsiz birkac sozcuk bırakmıştı agzindan.

-" yagmurun kesilmesini firsat vermek istemedim siparisinizi getirirken, böyle ogretmisti anneannem, calistigin yerde kahvenin ulasma denklemini es gecmemem gerektiğini söylemişti. Afiyet olsun" diyerek uzaklasmisti masadan... Efsun' a konusma firsati vermeden hizlica diger masayla ilgilenmeye baslamisti bile.

Efsun,bütün hayallerini yetismeye calisiyordu. Geceyi yirtarcasina gelen bu sozleri telefonunun calmasi bozmuştu. Arayan Ekin' di. Tartismalarinin üzerinden yalnizca birkac saat geçmiş olmasina ragmen kizginligi cok sicakti, hissedebiliyordu. Eliyle telefonu masanin öte tarafina itip kahvesinden bir yudum aldi. Sicakligi hissetmesiyle gozlerinden soguk yagmur tanelerini birakmasi bir olmuştu. Bes dakika öncesine  dönmek  istiyor; yapamiyor, çığlık atma teşebbüsü ise yan masadakilerin engeline takılıyordu. Neyse ki arama kesilmisti, sakinlesip etrafini göz gezdirdiginde kirmizi ve eflatun rengiyle bezenmis iki erkegin olayi anlama bakislarini daha da anlamli hale getirmek için telefonunu biraz daha öteye itti.

Hicbir zaman bir iyilik perisi olmak gibi niyeti olmamıştı, istemiyordu da... Zeki biri ise zaten olamamisti. Ancak sezgilerini guvenirdi, bir seyleri görmeden algılayabiliyor, insanlara karsi gerektiginde yalan söylemekten çekinmezdi. Bunlar ne kadar hassas ve savruk yalanlar olsa da ne kendi canini, ne de baskasinin canini yakacak düzeyde degildi. Uzun lafin kisasi bunlari hic hak etmemisti.. Ekin'i düşündü, onun hissettiklerini, hissetmesi gerekenleri hissetti. Ekinin sözlerini tahmin etmek hic zor olmuyordu efsun icin, ancak aklinin hicbir odacigina ekinin sozlerinin yerlesmedigini/ yerlestiremedigini fark etti. Sol ellerile saclarini arkaya savurarak boynunun ortaya cikmasini sağlamıştı. Artik hissedilebilir hale geldigini düşündü..

Diger eline telefonunu alıp ekin' e mesaj atmak istedi, istemsizce bir kac  kelime yazdi, duygusu mesaja gecmedi; ancak mesaj ekine geçmişti...Ani bir hareketle pencereyi acip firlatti telefonu, yagmurun altinda koşan  üç cocuk sevinçle  sahiplendi, yolda segirten daginik kelimeler icinde kalan telefona.

Efsun ise çoktan kahvesini alip yan masada üçüncü bir renk olmuştu...

IBRAHIM DEMIROZ / YANGİN YAGMURLARI

Yazarken dinlediğim müzik:


 https://youtu.be/OOHbnYreXkE 


5 Eylül 2016 Pazartesi

Eylül-2



Bir mevsim başlangıcından daha farklidir eylül. Tasmanin anlamini yeniden duzenledigin aydan ötesi bir durumdur. Eldekini ikiye bölüp tam cikarma cabasidir bu ulu ay.

"Yureginin götürdüğü yere git" sözü bu zamanda söylenmediyse eger, yazik olmustur. Hem söze hem de mevsime. Bakmanin berraklastigi, renklerin sabit kaldigini görür gibisin. Tanri ruhunu üfleyerek seni yaratti kabul; sarabi kirmizi rengini vermek kimin haddine o zaman. Birak renk bulsun zamani, belki bagrinda maviyi sakliyordu da sen karar vermissin rengin suretini.

Eyluldur insani maviyi hatirlatan ulu  orta zamanlarda. Tanrinin yarattigi çamuru renk vermeye calistigin an giz bozuluyor, dokunacagi renk cümbüşü kalmiyor/ yok oluyordu.

Eyluldur, insanlari sira sira dizme telasina giren. Buldugu her firtinayi eslestirme bu ayda.

Nefesin üzerinde nefesi, camurun yuceliginde arama. Eylül ortasi sonbaharın sahlanis zamanidir. Yetisebildigin yere kadar yaklas,sakla bu ayda.

05-09-2016


16 Nisan 2016 Cumartesi

Geceye övgü



Gel önce bir antlaşma imzalayalim seninle. Dokunabilecegin alanlari belirleyelim, ulasabilecegin.. Sonra savur sozlerini, kanirta kanirta kanat geceyi.

16-04-2016 / 01: 30


23 Şubat 2016 Salı

İlginç Tesadüf

Bugün eski sevgililerimden birinin nişanlısını gördüm. Bi kac saniye bakistik gectik. Insanlarin Neden modern, esnek, duru ve saydam bir şekilde yasayamadiklarina fark ettim. Düşman degiliz, ben onu baskasina; oda beni baskasina emanet etti. Hepsi bu.. Umarim olgunlasirsin beyefendi.

23-02-2016 / 19:21


22 Şubat 2016 Pazartesi

Kirmizi

Okuduğum satirlarda arıyordum, en kuytu koselerde; ancak nafileydi cabam(ız). Kirmizinin sıcaklığında kavruluyordun.

22-02-2016 / 23:50


yeni bebek